Facebook Paylaşımları

29/07/2019 Tarihli Paylaşımlar

Ağustos ayı astrolojik takvimi
????????

02 Ağustos, – Venüs kare Uranüs(???)

07 Ağustos, – güneş üçgen Jüpiter(oley ???)

07 Ağustos – 1. Çeyrek Ay 14 ♏55 (ilk dördün, zuben elgunubi sabit yıldızı)

07Ağustos – güneş quincunx Satürn(???)

08 Ağustos, – Venüs üçgen Jüpiter(oley ???)

10 Ağustos, Güneş quincunx Neptün(???)

11 Ağustos, Jüpiter ileri hareket 14 ♐30 (oh be ???)

11 Ağustos Uranüs Retro 06 ♉36 (Bi bu eksikti ???)

14 Ağustos, Güneş kavuşum Venüs 21 de ♌11 (☘️☘️☘️)

14 Ağustos Güneş quincunx Plüton(???)

15 Ağustos, Dolunay 22♒24 (???)

16Ağustos Merkür kare Uranüs(hay Allah ???)

21 Ağustos Merkür üçgen Jüpiter(???)

23 Ağustos – 3. Çeyrek Ay 00 ♊11(son dördün)

24 Ağustos Venüs 04 ♍07(artık Venüs Başakda)

26 Ağustos Venüs üçgen Uranüs(???)

28 Ağustos Mars üçgen Uranüs(???)

29 Ağustos güneş üçgen Uranüs(???)

30 AğustosYeni Ay 06 ♍46(???)

SEVGİ VE SAYGI İLE FELEK HEPİMİZ İÇİN DÖNSÜN İNŞALLAH

Astrolojide aslan burcu ve güneş :

Vücut üzerinde, sağlık, kalp, dolaşım sistemi, omurga, hücre, yaşam gücü;

  • erkekte sağ göz,
  • kadında sol göz,
  • vücudun sağ tarafı , ve beyin ile ilgilidir.

Uranüs:

Uranüs, vücudumuzdaki sinir hücreleri, beyin hücreleri ve motor nöron aktivasyonlar ile ilgilidir. Dendridler ve aksonlar arasındaki snapsları yönetir.

Nörona ait tüm bozukluklar, doğuştan kaynaklanan nörotik beyin problemleri, Mars ile birlikte Spina Bifida, doğuştan felçler, yüzde ve vücuttaki çeşitli tikler, doğuştan spastite, beyin felci, bunların hepsi Uranüs’ün, horoskoptaki yerleşimi ile alakalıdır.

Vücutta genel ritmi temsil ettiği için Uranüs, kalpteki sinüs düğümlerini, aritmi gibi kalpteki ritm düzensizliklerini temsil eder.

Uranüs’ün, Mars ile olan etkileri tüm nöronlar ile alakalı sorunları temsil ederken, Merkür ile problemleri, beyin, beyin epifizi, ve hipotalamus ve limbik sistem bölgelerindeki, ciddi problemleri bizlere işaret eder. Şizofreni gibi, ağır dopaminerjik bozukluklar ile, ağır depresyona sebebiyet veren seratonerjik bozukluklar da Uranüs’ün etkisi altındadır. Epifiz ve nöroadrenalin problemleri için, Uranüs ile Venüs’ün aralarındaki zararlı açılar incelenmelidir(alıntıdır)

Boğa burcu:

Beyincik yada alt beyin bölgesi, ayrıca boyun, kulaklar, ağız, çenenin aşağısı ve gırtlak da Boğanın etki alanına girer.

Damarlar, Vücut sıvılarındaki kalsiyum seviyelerini kontrol eden paratiroid bezi de Boğa burcu yönetimindedir

Şimdi hepsini özetlersek; Uranüs Boğa burcunda, Aslandan geçen Güneş, Venüs ve Merküre kare yaptığı için şu sıra sağlığımıza özen gösteriyoruz.

ÖZELLİKLE BU HAFTA; Güneş ile kare yaptığı için, kalbimize ve damarlarımıza dikkat ediyoruz.  Stresten, gerginliklerden uzak duruyoruz. Hafif besleniyoruz. Özellikle kalp spazmı gibi belirtilerde vakit kaybetmiyoruz.

Bu dünya hayatında ruh artık bedene girdiği için, beden ruhun aracı olduğu için, bu hayat yolunda konforlu ve mutlu ilerleyebilmek için #sağlıktan öte zenginlik yok# diyoruz.

Sevgi ve saygıyla.

????????????????Enerjilerin etkisi durulmadı; tabiki bazılarımızın iç dünyalarını altüst etti .Tükenmiş hissedebiliriz, hayatın yükü sanki sırtımızda ama ne olursa olsun gönlünde yaşam aşkı yoksa dönmüyor dünya.

Venüs, Güneş ve Aslan enerjisi ile, yaşam salıncağında AŞK ile sallanmak dileğiyle:)))

?‍♀️?‍♀️?‍♀️Sevmek, gönül, yürek manaları, anlamları. Ne büyük hepimizin derdi; sevilmek ruhun yegane gıdası ve ilacı sevilmek.

Peki acaba sevme şeklimiz nasıl? Sevgiden anladığımız ne? Sevgiyi alma şeklimiz nasıl? Karşımızdaki kişinin kalbinin sevme potansiyeli nedir? Bu soruların cevabı için VENÜS gezegenine bakılır.

Belki de neden beni benim onu sevdiğim gibi sevmiyor sorusunun cevabı da burada saklıdır. Kimbilir suçladığınız kişinin sevme potansiyeli, maksimumu zaten bu kadardır. Yani sevebileceğinin en üst noktasında zaten seviyordur sizi ama siz yetersiz görüyorsunuzdur?

Venüs gezegeninin jenerasyon gezegenleriyle yaptığı açılar bu anlamda çok önemlidir. Uranüs, Neptün ve Plüto…

Dolayısıyla genelde aynı yaş dönemindeki insanlarda aynı yerleşimler ve açılar görülebilir. Bu da bazen ilişkilerde sorunlara bazen de tam tersi çok daha iyi anlaşmaya sebep olabilir.

Bugünün haritasına baktığımızda da Venüs’ün Aslan’a geçtiğini ve Güneş ile kavuşuma gittiğini görüyoruz bu da Venüs’ün tüm ateşi, sıcaklığı,coşkusu, ihtişamıyla kral ve kraliçe gibi olmak istediğini gösteriyor; fakat Boğa burcundaki Uranüs yaptığı kare açı ile Venüs’ün ateşini söndürüyor; şu sıra bu konularda pek bir kalıcılık ve düzen arama, herşeye hazırlıklı ol diyor.

Şiron ile yaptığı üçgen ise aşk ve sevgi konularında hem yaralanmaya hem de şifalanmaya açık bir durumda olduğumuzu gösteriyor.

Artık yaşanılanlar şifalanmamıza mı sebep olur, yoksa yaralanmamıza mı onu da herhalde Uranüs belirleyecek. Nasıl mı? Ya düzenimizi bozarak, ya da yanlış olan herşeyi ortaya çıkararak; hayır mı, şer mi yaşanılır görülecek.

Siz Venüs’ü olumlu kullanmak istiyorsanız, hazır Aslan’da tüm coşkusu ile enerjisi tavan yapmış iken hayatın, sevginin, aşkın, eğlenmenin, çocuk gibi şen olmanın tadını çıkarın;???????????? hep böyle gülün.

Venüs peki sadece sevgi midir? Aşk mıdır? Hayır tabiki, aynı zamanda paradır.

Siz yine de Aslan’da fazla coşup harcamaları abartmayın, kendinizi sıkıntıya sokacak harcamalardan kaçının. Tüm bunlara rağmen Yengeç’ten yeni çıkan Venüs, güvenlik arayışını devam ettiriyor. Tabi kim ne derse desin ben diyorum ki, Venüs’ün en güzeli koşulsuzca güvenmek olsa gerek.

Her halinizin gerçek özümüzdeki SEVGİ ve AŞK olması dileğiyle ?

Venüsün Aslan’a geçişiyle yaşam enerjinizdeki artış bol olsun

Güneş tutuldu, Ay tutuldu normale döndü. Gönlüm gönlüne tutuldu bu boyuttan başka boyuta seyreyledi.

Şimdi başka boyuttan günaydın diyorum can bu sabah. Gönlünün aşk salıncağı hep sallansın. Sallanan salıncak da aynan olsun bu sabah.

Günaydin (i.sonsuz)???????????????? Enerjilerin etkisi durulmadı tabiki, bazılarımızın iç dünyalarını altüst etti. Tükenmiş hissedebiliriz, hayatın yükü sanki sırtımızda ama ne olursa olsun gönlünde yaşam aşkı yoksa dönmüyor dünya. Yaşam salıncağında aşk ile sallanmak dileğiyle:)))

Sizler için yazı yazarken ben ☘️☘️☘️☘️☘️☘️☘️☘️☘️

Belki aradıkları sadece altın değildir?

Sizce Çanakkale bölgesinde bir tek önemli yeraltında altın mı var? Maddi manevi başka şeyler de olabilir mi? Ne var sizce?

Gündemi anlatacakken ??????

Evet, öncelikle hangi topraklarda yaşadığınızı aklınızdan çıkarmayın, kimlerin dnasını taşıdığınızı hatırlayın. İnsanlığın varacağı noktada, ne kadar önemli bir misyon taşıdığınızı görün.

Hal böyle olmasa idi ATATÜRK -seçilmiş 11’lerdendir- bu millete gönderilmezdi. Hal böyle olmasaydı şu an Ayasofya (dünya ley hatları merkezi) bu topraklarda olmazdı. Hal böyle olmasaydı şu an tüm dünya devletlerinin gözü küçücük ama özel olan bu topraklarda olmazdı.

Türkiye, aynı gökyüzündeki PLÜTON gibi; dev cüce…Gezegen hiyerarşisinde en güçlü, en üst akıl, en büyük dönüştürücü ve transformatör gibidir. Zaten Türkiye’nin Güneş burcu da Akreptir ve Güneşimiz Akrep burcunun ilk dekanında yer alır ki, yöneticisi Plüton’dur.

Tesadüf olamaz elbette. Tabi Plüton olduğumuz için içimizde karanlık yönlerimiz, gizli saklı taraflarımız, görünenin arkasındaki sırlarımız çok fazladır. Amma velakin bu topraklar ve halk aynı Akrep burcu gibi görünenin ardında büyük hazineler içerir; o yuzden tüm dünya devletlerinin sahip olmak istediği özel bir bölgedir.

Kutsal kitaplardan tutun, ünlü kahinlere kadar herkes bir kere de olsa mutlaka bu topraklara değinmiştir. İnsanın ilk yaradılışından itibaren hep ana merkez olmuştur. Dolayısıyla tepemizde her ne kadar Neptün geçtiği için gerçekleri tam çıplaklığıyla anlayamasak da artık 2019 un dünya adına ve Türkiye adına normal bir zaman dilimi olmadığını hepimiz biliyoruz.

İnsanlığımızın sınanacağından bahsettik; 2023 gelmeden bu 2 yıllık süreçte büyük badireler atlatabileceğimizi söyledik. Birlik beraberlik içinde olmamız gerekiyor dedik. Bölünürsek aç kurt gibi bizi parçalarlar dedik. Biz onların umrunda değiliz onların tek istediği bu topraklar ve bu toprakların altında sahip olduklarımız. Sahip olduklarımız sadece maddi değil anlayın artık, büyük bir manevi güç barındırıyor bu topraklar. Dünyanın, insanlığın kaderini değiştirecek büyük manevi güç. O yuzden kimse gözümüzün yaşına bakmaz.

Evet bunları da hatırlattıktan sonra, peki biz bunları nerden çıkarıyoruz? Tabiki astrolojik haritamızdan ve bazı kadim bilgilerden. Slzler durumun ciddiyetini hala farkedememiş olsanız dahi durum bayağı ciddi. E ne yapalım ölelim mi diyeceksiniz. Tabiki hayır; YAŞAYACAKSINIZ ve YAŞATACAKSINIZ…

Ama hakikate gözlerinizi açıp, hayatınıza ve ruhunuza çeki düzen vereceksiniz. Kötü günler geldiğinde ah vah etmeyip, birbirinize sahip çıkacaksınız.

2019 yılında Ay Düğümleri Yengeç-Oğlak aksında dedik; kadersel olarak özellikle Ay Düğümleri bu aksta olanlar bundan yoğun olarak ve kadersel olarak etkilenecek dedik. Yengeç-Oğlak aksının temasını defalarca yazdık; birlik, beraberlik, güvenlik, sınırlar, merhamet, düzen, yapılar, çalışma, topraklar, koşulsuz sevgi ve insan olmak… Bunun sınavını vereceğiz hep birlikte dedik.

Bunun yanında Ay tutulması oldu, Güneş tutulması oldu; biri Yengeç’te biri Oğlak’ta. Hem de Türkiye’nin yükseleni Yengeç dedik; tam yükselenimizin üstünde oldu.O yuzden bu yılın tutulmalarındaki ana gündem TÜRKİYE dedik.

Bu yetmedi Merkür retro başladı; nerde 21 derece Yengeç’ten ileri, geri, tekrar ileri gidecek. Bu alanın üstünden üç kere geçecek, bu dereceler çok önemli dedik.

Başka? Hem tutulmalar esnasında, hem Merkür retrosunda olaylara parmak basan bir sabit yıldız var ki; POLLUKS. Ondan da bahsettik ve kardeşi CASTOR. Karakterlerinin Mars, Merkür doğasında olduğundan ve benim dediğim olsun diye herşeyi yapabileceklerinden bahsettik.

Ah temmuz, vah temmuz dedik niye çünkü Plüton 2019dan beri Oğlak’tan geçiyor ve Yengeç’e karşıtlık yapıyor. Her temmuz ayında da otomatikman Güneş ile karşıtlık yapıyor.

Merkür, Venüs, Mars, Güneş’e yakın gezegenler olduğu için ve çok yakın hareket ettiği için Güneş geçerken illa blr gün önce blr gün sonra Venüs, Mars ve Merkür de ordan geçtiği için onlarla da karşıtlık oluşturacak dedik.

Bunlar yetmiyor gibi bu yıl SATÜRN evrensel sistemin karakolu o da Oğlak’ta ve Plüto ile kavuşum etkisinde blr ileri, bir geri derken devam ediyor.

Ve ve çok çok kritik bir derece aralığı çıkıyor karşımıza 18, 19, 29, 21, 22, 23 derece Yengeç ve karşıt aksı Oğlak. Türkiye’nin 18 derece Yengeç’te Plüton’u var.

Peki, Türkiye’nin haritası ile kadersel olarak örtüşen bir bütün olan Türkiye başkanının 18 derece Oğlak’ta yükseleni var; 21 derece Oğlakta Kuzey Ay Düğümü. Dolayısı ile 21 derece Yengeç’te Güney Ay Düğümü var desem…

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi 8 derece Yengeç’ten HADES geçiyor ve Türkiyenin yükseleni 8 derece Yengeç.

Türkiye’nin haritasında 13 dereceler tetiklendiğinde büyük olaylar olduğunun astrolojik olarak artık istatistik tutularak ispatlandıpını söylesem. Türkiye başkanının 13 derece Balık’ta Merkür ve Venüs’ünün, Türkiye haritasındaki Uranüs ile kavuşum yaptığını; Türkiye’nin Güney Ay Düğümünün Balık olduğunu ve başkanın Güneş’inin Güney Ay Düğümü ile karmik olarak kavuşum yaptığını söylesem. Yani başkanın haritasındaki olaylardan blzde birebir etkileniyoruz. Kendisinin Ay düğümleri Yengeç-Oğlak aksında olduğundan; onun için 18 yıllık blr evre biterken, bizim için de bitiyor ve onun için yeni blr evre başlarken, bizim için de başlıyor.

Bu bitişler ve başlangıçlar aniden olmaz, çok sancılı olabilir. Allah hepimize kolaylık versin çünkü onun yaşadığı tüm zorlukları blz de yaşıyoruz.

Bu arada evre bitiyor derken yanlış anlaşılmasın; bazen bitenin ardından hayatımızda çok daha güzel bir evre açılabilir. Bazen de gelen evre, arkada kalan evreyi aratabilir. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Uranüs de Güneşimizin üstünde. Adeta tüm dünya devletlerinin etrafımızı sardığı gibi gökyüzünde de yıldızlar sarmış etrafımızı. O yuzden 1919 ne ise 2019 odur dedik.

Peki savaş sadece top tüfekle mi? Öyle olmadığını artık çok iyi biliyorsunuz. Şimdi Başkanın haritasını paylaşacağım. Göreceksiniz Kuzey Ay Düğümünün üstünden Plüto geçiyor, Güney Ay Düğümünde Polluks sabit yıldızı var ve diğer açılar, yerleşimler incelendiğinde büyük saldırı ve sağlık problemi yaşadığı belli. Medyada çıktığı gibi Allah ölümden döndürmüş mucizevi olarak diyebiliriz. Eğer bu kadar zor yerleşimi atlattı ise iahi sistemin elbet bildiği birşey vardır. Eminim Türk Milleti’ni bekleyen bir kader vardır. Amma bu kader ortaya çıkmadan 2023’e kadar atlatılacak ne yazıkki çokça badire vardır. Bunu Başkanın haritasını ilerletip incelediğimizde de görebiliriz. Onu da bizi de bekleyen zor 2 yıl var. Mücadele büyük. Geçmiş 2-3 yıllık süre içerisinde de geçirdiği bazı tehlikelerin tesadüf olmadığını, haritasında olduklarını göreceksiniz.

Biz, insanların yanlışları, doğrularını sorgulayacak değiliz. Hepimizin yanlışlarını bir önceki yazımda yazdım, hepimiz önce kendimizi sorgulayacağız ve bütünü algılamaya çalışacağız. Bana düşen ise kaderin anlattığını slze anlatmak. Anlayın işte ??????????

Evet, gelelim bu göstergelerin yansımalarına… Bizim artık müttefikimiz İsrail ve ABD değil; İngiltere ve Kraliçe’dir. Hatta şu an başbakan olan Türkiye ile kan bağı olan Boris’in gündeme gelmesi bile inanın tesadüf değildir! Çaktınız manzarayı?  Şu anki yoğun ekonomik bombardımanda bize yardım eden yeni müttefikimizdir; elbette karşılığı olacaktır.

Peki, İsrail’in ve ABD’nin istediği nedir? İyi bakın anlamak için ve yazdığım bazı geçmiş yazıları hatırlayın. Tehlikeli bir döneme giriyoruz Kıbrıs’ı söyledim, hatayı söyledim hatta siz ne alaka derken İzmir’i söylüyorum. İstanbul’da dini mekanları söylüyorum. 2023’e az kalmışken karşı taraf elbet boş durmayacaktır değil mi? Aklınızı çalıştırın biraz.

Başkan’ın üstünden geçen o Plüton bizim de üstümüzden geçiyor. Birbirimize olan kin ve nefreti bir kenara bırakmamız gereken zamanlardan geçeceğiz. Bu sözümü lütfen kızmadan, öfkelenmeden kulağınıza küpe edin. Ben de bu vatanın evladıyım, ben de slzinleyim ve inanın bu ülkenin yaşadığı yaralardan geçmişte birebir etkilenmiş biriyim ama herşeyin ötesinde Rabbim’in bahşettiği yıldızlarının diliyle konuşma yeteneğiyle sadece slze yol göstermeye çalışan İNSANLARDAN bir İNSANIM.

?????Önemli olanın insan olmak olduğunu unutmadan yaşamaya ve yaşatmaya devam. Sevgi ve saygıyla derken yazdıklarımı kendinize ters geliyor diye eğer eleştirecekseniz de bana kızmadan eleştirip fikrinizi söyleyebilirsiniz. Ama beni eleştirinizin içine katmayın lütfen…

Bugün hasta yatağımdan yeni kalktım. Bu süreçte slze yıldızların diliyle konuşan birinin lazım olduğunu unutmayın.

Bu arada dolar? Dolar? diye soranlar; Güneş tutulmasından sonraki 3 haftadan sonra demişdim. Şu an retroların yoğunluğu her şeyin üstünü örtmekte, ilerleyişini engellemekte; yoğun mücadele olmakta. Herşey, yakında çıplaklığıyla ortaya çıkar. Doların çıkması esasında bizim hayrumıza mı değil ama işte soruyorsunuz biz de söylüyoruz. Bu çıkıştan sonra ideali ise; altın…Ve lütfen bu para piyasaları ile ilgili kazanç sağlamaya çalışır iken kısa zamanı değil uzun zamanı düşünün. Şu süreçte piyasaların çok büyük riskler barındırdığını unutmayın.

Önümüzde çok sert gökyüzü göstergelerinin olduğu tarihleri birlikte görüp, yaşayacağız. Allah Jupiterin eli ile bize her daim bolluk, bereket ve hikmet nasip eylesin.

Bunu eleştireceklerede ben yine şimdiden cevap vereyim de; gökyüzündeki yıldızların Allah’ın düzenini sağlamak üzere olan görevliler olduğunu, onun izni dairesinde hareket ettiklerini görün artık.

Felek dersiniz; Kader dersiniz; felek Kimdir, kader kimdir anlayın ???ANLAYIN ARTIK!

Gündemden bahsedecekken ?????????

Merhaba, size gündem hakkında yazmak istiyorum fakat yazacaklarım sadece astrolojik tespitlerdir. Haritada gördüklerimin analizidir. Kişisel fikir veya düşünce içermez, amma velakin tabi ki astrolojik tecrübe ile öngörü içerir.

Bu yazıyı daha önce yazabilecekken hem mevcut ortamın gerginliği, hem kendi sağlık sıkıntılarım, hem de yanlış anlaşılmalara çok açık bir gökyüzü altında yazmayı erteledim. Fakat gelen yoğun sorular üstüne kaleme almaya karar verdim. Hem de böylece astrolojinin ve FELEGİN ÇARKININ nasıl işlediğini görmüş olursunuz ve gökyüzünün sert açılarından kaçış olmadığını anlamış olursunuz. Bu sert açılardan ilahi sistemin dilemesi ile nasıl kurtulabildiğimizi veya ucuz atlattığımızı veya şer gibi gözüken olayların esasında bizlerin bilmediği hikmetler içerebildiğini görmüş olursunuz.??????????

2019; Türkiye, Dünya, müttefiklerimiz, düşmanlarımız, Kıbrıs ve Türkiye’nin Başkanı, Türk halkı nedir durum, gidiş nereye, neler oluyor. Bazı durumları üstü kapalı anlatmaya çalıştım. Yine bazı hususları çok derine glrmeden yazacağım.

Amma, amma hep ne dedim bunları neden yaşıyoruz önce bunu anlayın, görün. Bu sefer neticeye değil Hatice’ye odaklanın. Neden yaşadığımızı, ilahi sistemin bizden istediğini çözersek daha net kavrarız. Resmi büyük çerçeveden görürüz. Basit günlük hadiselere takılmayız. Böylece hem belki tarih tekerrür edip durmaz veya sistem bize anlayalım diye mecbur kalıp Plütonik olarak vurmaz; vursa bile bir yandan Jupiter ile korur. Yoksa verir bizi SATÜRN’ÜN eline, hallaç pamuğu gibi çevirir atar da, ancak aklımız başına gelir. Sonra der ki, bin nasihat anlamadınız; alın slze 1 MUSİBET anlayın. İşte o vakit ağlamanın, dövünmenin, ah, vah etmenin kimseye faydası olmaz.???????

Peki en büyük derdimiz nedlr? Dünya bizim etrafımızda dönmüyor; bir biz yokuz, bir tek bizim isteklerimiz, ihtiyaçlarımız yok, herkes bizim için birşey yapmak zorunda değil. Evet hepimiz özeliz ama blr o kadar hepimiz eşitiz.

Birbirimizin haklarına saygı duyuyor muyuz? Birbirimizin duygularını, yaşam haklarını anlıyor muyuz? Yoksa blr BEN, hep BEN, illa Ben, illa da BEN mi diyoruz? Bizim gibi düşünmeyeni, inanmayanı ötekileştiriyor muyuz? Bir göreve geldi mi, güç eline geçti mi etrafını mı eziyorsun? Verilen imkanları kendi çıkarlarına mı kullanıyorsun?

En büyük toplum yaramız başkasının sırtından mı geçiniyorsun? Bu yanda ev almak, araba almak için para biriktirirken öbür tarafta param yok deyip aldığın hizmetin parasını mı ödemiyorsun?

Yaptığın işi sadece para için mi yapıyorsun? İnsanlığın yükselmesini, kollektife katkın olmasını istemiyor musun? Aile, iş, arkadaşlık ilişkilerinde doğal insan olmak yerine yapay maskeler ile mi yaşıyorsun?

Karşındakinin duygularını önemsemeden sadece kendi isteklerin mi olsun istiyorsun? Kamuda, normal hayatta sıranı bile bekleyemiyorum musun? Aldığın hizmetin parasını ödemez iken gösteriş için herşeyi mi yapıyorsun?

Hep birileri gelsin seni kurtarsın diye mi bekliyorsun? Toplumda kimsenin birbirine inancı kalmadı mı? Herkes artık birbirinden şüphe mi ediyor? Herkes birbirini mi dolandırıyor? Aldatıyor? Önce benim işim görülsün, sorunum çözülsün gerisi önemli değil mi diyor? Daha say say bitmez…… ?????????????

Bunlar basit, insani sorunlar iken birde zaten dünya insanlığının yaraları var, insanlığın şeytani düzene, köle gibi nedir hakikat diye sorgulamadan kendini kaptırıp hayatını, kendini unutuşu var. Ben dindarım deyip şekilcilikten öteye geçemeyişi var (Hristiyan, Yahudi, Müslüman, Budist farketmez….)

Dünyadaki diğer canlıları düşünmeden yokedişi var. Kendini unuttuğu bu dünyada sayısız psikolojik ve fiziksel hastalık ile bir çukurda çırpınışı var. Daha var, var.

Hal böyle iken gökyüzü siz kendi gerçeğinizi bulasınız, uyanasınız, hakikatı bulasınız, şeytanın ellerinden kurtulasınız diye. İnsan – ı kamil olasınız da, SIRAT KÖPRÜSÜNDEN geçesiniz diye ders vermesin de ne yapsın?

İnsanlık 1. Kök, 2.kök, 3.kök, 4.kök, 5.kök ırktan başlayıp yaşamış derken her devrede kendi sonunu getirmiştir ne yazıkki?

ARTIK SON ŞANSINIZ AKLINIZI BAŞINIZA DEVŞİRİN, RUHUNUZDAKİ AYDINLIK VE KARANLIK TARAF İLE YÜZLEŞİN SON SEÇİMİNİZİ YAPIN. Sonra da lütfen insan olmaktan vazgeçmeyin. İnsanlığın bir gün elbet kazanacağını unutmayın. Etrafınızdaki olaylara değil, ardından getireceklerine bakın. Öğrendiğiniz bilginin hikmetini kavramaya çalışın.Sevginin en kıymetlisi nin merhamet olduğunu unutmayın da unutmayın. Derken gördüğünüz üzere gündemi anlatmadan sizlere hakikati gösterebilmek için yaptığımız girizgah bitmeyecek anlaşılan. Ben en iyisi gündemi bir dahaki yazıda yazayım, siz de kısaca ANLAYIN ARTIK!!!

Belki de bu acıların sebebi vardır. Belki de yüreklerin yanıp kor olmasının bir sebebi vardır; hatta belki de buradaki tüm kapıları kapanan yüreğe, evrenden açılacak bir kapı vardır?

Düşündünüz mü? Açılan kapıları sadece maddi olarak mı bekliyorsunuz? Kapıların en büyüğü yürekten Allah’a açılan kapıdır… Bu kapıyı açmayı kolay mı sandınız?

Peki hatta sürpriz bir de yıldızlara açılan kapı vardır ki; peki siz hala sadece dünyadaki kapıları mı açmaya çalışıyorsunuz? Bırakın buradaki kapıları, gözünüzü yükseklere dikin, açılsın önce Rabbin kapısı, elbet o açar zaten yıldızların kapısını.

Kapıların en güzelinin hayatınızda açılması dileğiyle…

Dün gece yüreğime şarkılar dokununca anladımki ve sabah anılarda eski yazımı görünce farkettim ki⌛⌛⌛⌛⌛⌛⌛⌛⌛⌛⌛⌛⌛

Her geçen saniye, dakika, saat, gün, ay ve yıl köreltiyor insanın yüreğini. Bilenmesi gerekiyor ara sıra zamansızlık çarkında o yüreğin⌛⌛⌛⌛⌛⌛⌛⌛

Haydi gelin, tüm retrolara inat Venüs Aslanda Güneş’e bu kadar yaklaşmış iken, Şiron da onlara Koç’tan üçgen yapar iken, yüreğimizin içindeki tüm yangınlara inat! Güneş’in ışığı ile, Aslan’ın gücü ile Venüs’ün coşkusu ile yüreklerimizi beraber bileyelim

Güneş hem de Aslan’da çıkar karşına fırsatlar, yeni dünyalar, yeni hayatlar.

Yolda yürümesini bilirsen al Güneş’in ışığını, tüm gücüyle ruhuna dolsun. Ruhun üst boyutlara çıksın…

Anlayacağınız, hayatta böyle; ya sindirir yola devam edersin ya da zehirlenir yolda kalırsın…

İşte bu retrolar ve tutulmalar da diyorki, ilerlemek için artık son fırsat; kurtul bütün zehirlerden, hazmet, ne varsa bırak geride yoksa kapılar açılmaz önünde. Peki nasıl açılır kapılar?

Evren, retrolarla beraber eski olayları ve konuları önümüze serip hazmedip bırakmamız için zorluyor. Hazmetmek kolay mı?

Dünyayı kalplerinizdeki o güzel hayallerinizin IŞIĞI sarsın, DüNYAYI aydınlattıktan sonra gerçeklik olsun size dönsün  :)***))))

– Siz varsanız herkes var !

– Başkası için dünyaya gelmediniz

– Kimsenin dert küpü değilsiniz

– Elalem ne derse desin umursamayın bu hayatın tekrarı yok

– Çocuklar tomurçuktur az veya çok sevgi kurutur.

– Her insan özeldir farklı yaratılmamıştır özellikleri farklıdır

– Ev ( aile) hayatı iş hayattınızdan daha önemlidir

– Önce kendinizi çok sevin

Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı, hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra…???????

Daha fazla blog yazılarımızı görmek ve okumak için tıklayınız

Takip Edin

© Copyright 2020, Jüpiterinkızı Emelce – Web Tasarım Yazılım Seo www.mestwebtasarim.com